Olumlu Düşüncenin Şaşırtıcı Gücü

Günümüz insanının üzerindeki yoğun stres ve aşırı baskı, her kararını ve davranışını çok yakından etkilemektedir. Karar verme aşamasında temel alması gereken en kritik ve temel etkenler bu olumsuz durum karşısında kişiyi olmadık kararlar almasına ve yaptığı işlerin yolunda gitmemesine sebep olmaktadır. Olumlu düşüncenin gücünü binlerce yıl önce keşfeden insan, bunun kullanmayı bir türlü yaygınlaştırmamıştır. Böylece bu basit ve etkili bilgi kapalı bir sistem haline gelmiştir. Ta ki günümüz insanının bunu yeniden keşfetmesine dek.

Düşünce en temelde bir enerji çeşididir. Bunu ne kadara erken kavrayabilirsek o kadar işimiz o kadar basitleşir. Bedenimizi nasıl katı ve sıvı gıdalar ile besliyorsak ve canlığını idame ettiriyorsak, zihnimizi de düşünce ve duyguların etkisiyle besleriz. Bu da bizi, insanı oluşturan esas yapının ne olduğuna anlamaya ve anlatmaya iter. İnsan Ruh ve Maddeden oluşan üçüncü bir antide yani karşımdır. Bir tarafımızla madde, diğer yanımızla Ruhuz. Bu iki ayrı özelliğin karışımı insan, bedenini beslemek için yiyecek ve içeceklere, Ruhunu beslemek için bilgiye, fikirlere ve düşüncelere ihtiyaç duyar. Elbette ikisinin buluştuğu ortaklaşa enerji kanaları, duygu pınarları mevcuttur. Bu enerji kanalları bizleri besleyen ve ayakta tutan damarlardır.

İnsan bir konuda, herhangi bir kara alma durumunda başvurduğu birkaç mihenk taşı vardır. Bunlardan bir geçmiş deneyimleri, biri çevresindeki bilgi akışı, bir diğeri de kendi iç sesidir. Ama genelde dışarıdan gelen etkilere kulak verdiği için seçimlerinde hep başkalarının fikirlerinden oluşur. Seçim yapmak çok önemlidir. İnsan hayatının temelidir. İnsan bilinçli veya bilinçsiz olarak her an seçim yapmaktadır. Düşüncenin gücü burada devreye girer.

Çevremizi dikkatlice ve bir amaçla gözlemlediğimizde hemen hemen her insanın düşünceli hali gözümüze çarpar. Devamlı suretle bir şeyler düşünmektedirler. Aslında bu durum yıllar boyu devam eder durur. Bu hale gündüz düşü denilmektedir. İnsan farkında olmadan olaydan olaya düşünceden düşünceye dalar durur. Ama seçimlerinde olumlu düşüncenin gücünü büyük olasılıkla fark edemez.  Hâlbuki alacağımız tüm kararlarda, davranışlarda olumlu hal durumu olumsuz hal durumundan on kat daha fazladır. Bilim insanları yaptıkları çalışmalarda tespit ettiği beynimizin hayal ettiği ile gerçekte yaşadığının farkına varamadığını gerçeğidir.  Beynimiz gerçekle hayal olanı fark edemiyorsa düşüncenin nasıl bu kadar bizim üzerimizde etkili olduğunu da anlamış oluruz. Yani hayaller katı nesnelere dönüşebilmektedir. Örneğin bu makalenin yazılması içine gerekli olan her eşya önceleri bir düşünceden ibaretti. Ama şimdi düşünceyi elle tutulur şekilde kullanabiliyorsak, düşüncelerimizi olumlu hale getirirsek yaşamımız çok harika bir boyuta taşınmış olur.

Her gün birçok şekilde olumsuz örnekler tarafından bombardıman altında kalmaktayız. Olayların biri bitmeden diğeri peş sıra gelmektedir. Elbette bu durumunda bir açıklaması vardır.

Bizleri yakından ilgilendiren olumlu düşünmenin gücü üzerine yapılacak olan ilk şey insanın kendi durumunun farkına varmasıdır.  Daha sonra böyle bir bilgiyi kullanmaya başlamadan önce işe yaradığının kabul etmektir. Yani yapılacak olan ikinci iş kabullenme işidir. Daha sonra bizde alışkanlık yapmış olan davranış modellerimizin tespitini yaparak bunların farkına varmaktır. Bunu aşmanın en basit yolu yaptığımızı her alışagelmiş davranışımızın tersini yapmak. Yani sağ elle yemek yiyorsak sol elimizle yemeliyiz. İşimiz veya okulumuza, her nereye gidiyorsak her gün gittiğiz yoldan değil, farklı bir güzergâhtan gitmeyi denemeliyiz gibi birçok farklı taktikler uygulanabilir. Olumlu düşüncede telkinin önemi çok fazladır. Günlük olarak belirli bir olumlu telkini özellikle 21 gün devam ettirmeliyiz. 21 gün kuralının amacı, beynimizdeki nöron bağlantılarında gizlidir. Alışkanlıklarda nöron bağlarının etkisi vardır.  Ayrıca olumlu ve motivasyon sağlayıcı sözler, müzikler, şiirler ve insanlar bizler birçok seçenek sunmaktadır. Bu seçenekleri binlerce kez artırmak mümkündür.   Unutmadan tekrar etmek gerekirse olumlu düşünce’nin olumsuz düşünceden on kat daha etkili ve güçlü olduğunu bilmemizdir.





Yorumu Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir